Bugun...
Reklam
NE DERSİNİZ ANKARA İLE FLÖRT ETMEYE


Sibel Unur Özdemir GÖNÜLLER SOHBETTE
 
 
Reklam

NE DERSİNİZ ANKARA İLE FLÖRT ETMEYE ?               

Hep İstanbul hakkında yazılır şiirler, romanlar. Şarkılar bestelenir O’na dair. Çok güzel şehirdir inkâr edemez ki insan. Bazen şuh bir kadın gibi baştan çıkarıcı, bazen masum bir çocuk gibi kırılgan. Baharda açan erguvanlar gibi pembe, kurumuş dallara tutunmaya çalışan yapraklar gibi sarı kimi gün. Telaşlı hep. Bir yerlere yetişme çabası saran çehresini. Bir o kadar da anaç bağrında barındırdıklarına kucak açan. Gel de âşık olma. Gel de sevme delicesine. Tutkunu olma. Evet.  şık olmayan yoktur herhalde İstanbul’a.

Varın siz âşık olun İstanbul’a.

Lakin ne dersiniz Ankara ile flört etmeye?

Kuğulu’da, Seğmenler’de, Botanik’de bir bankta oturmaya sarmaş dolaş.

Cinnah’tan aşağıya el ele yürümeye.

Sakarya’da kadeh tokuşturmaya, balık ekmek yemeye.

Akşamüstü sıcacık bir Ankara simidinin bölüşmeye Yüksel Caddesi’nde.

Dondurma yemeye gitmeye Çiflik’e göz göze.

Gün batımını seyretmeye Ankara Kalesi’nden.

Akşam yemeği üzerine çekirdek külahları elinde Esentepe Mahallesi’nden beşinci durağa süzülüp Vardar’ın dondurmasını yalayarak geri dönüşteki Ragıp Tüzün Caddesi sohbetlerinin keyfine vardın mı hiç?

Bir başka olur Başkent’te akşamları.

Hadi söyle bakalım!

Sevdanı yolcu ettin mi hiç Ankara Garından askere? Mendil salladın mı ardından? Buğulandı mı gözlerin?

Atakule’den kuşbakışı seyre daldın mı dürbünle Ankara’yı? Büyülendin mi itiraf et!

Peki, dans ettin mi Döner Restorant’ta Çankaya ile?

Büyük Atamızın ebedi istirahatgahına düştü mü yolun? Yürüdün mü aslanlı yoldan mis kokulu çiçeklerin arasında?

Yüzünü döndün mü Ulus’ta Atamızın heykeline? Tüylerini tek tek etti mi eski Meclis ve karşısındaki Ankara Palas? Buram buram tarih kokusu esti mi burnuna?

Ya…

Balığa çıktın mı Gölbaşı’nda?

Or-An Ormanı’nda yürüyüşe çıkıp da Eymir’in büyüsüne kapıldın mı hiç?

Sonra…

Yıkandın mı Kızılcahamam’ın şifalı sularında? Serinledin mi çamların altında? Mangal yaptın mı Çamkoru Ormanında?

Yaprak sarmasını tattın mı Beypazarı’nda? Tarhana çorbası, hoşmerim yedin mi üzerine?

Gerdanını, bileğini, kulaklarını süsledi mi gümüş takılar Beypazarı’nda?

Dalından dut toplayıp yedin mi Ayaş’ta?

Gel sen de flört et Ankara ile. Bak nasıl yaren olacak sana. Gör bak neler fısıldayacak kulaklarına. Neler diyecek sabahtan akşama. İzin ver sevdirmesine kendini sana. Bambaşka bir tutkudur Ankara sevdası. Bir kere gönül verdin mi zordur vazgeçmesi, çok zor.

Elini uzat bir kez, hisset sıcaklığını, kapa gözlerini, teslim ol Ankara’nın taşlı yollarına. Bırak götürsün o yollar seni gidebildiğin yere.

Sibel UNUR ÖZDEMİR



Bu yazı 1614 defa okunmuştur.

Reklam

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
Reklam
Reklam
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI