Bugun...
Reklam
DÜNYAYA AÇILAN PENCERE, GÖZÜMÜZ


Sibel Unur Özdemir GÖNÜLLER SOHBETTE
 
 
Reklam

DÜNYAYA AÇILAN PENCERE, GÖZÜMÜZ

 

Dünyaya açılan penceremizdir gözümüz. Zeytini, karası, elası, yeşili, mavisi, kahverengisi, bademi, koyunu, ceylanı, çakırı, pörtleği ile birbirinden farklı farklıdır renkleri ve şekilleri.

Başka başka olsa da renkleri ve şekilleri gördüğü aynı şeylerdir hiç şüphesiz ki.  Görme ve bakma organımızdır göz, sözlükteki tanımına göre. Ama bizler bakın ne anlamlar yüklemişizdir gözümüze.

Gözden geçiririz bizi ilgilendiren her ne varsa.

İşimize gelmediği anlarda kayboluveririz gözden.

Kıskançlıkla, hasetle bakan birinin gözüne gelmek an meselesidir bazı zamanlarda. Allah muhafaza değiverir gözü. Göz boncuğu koruyucu olabilir inanca göre.

Hangimiz isteriz ki gözden düşmeyi. Tüm derdimiz girmek değil midir göze? Hatta ve hatta gözde olmak geçmez mi içimizden.

Günler gelip geçer bir şekilde ve yapmak istediklerimizi erteleriz yarınlara. İşte tam da bunu anlatır göz açamamak söylemi.

Oldukça kısa sürede yani göz açıp kapamadan bitirebilmektir peş peşe dizili işlerimizi.

İlk göz ağrımızdır belki ilk çocuğumuz belki de ilk sevdiğimiz.

Gözleri kamaştırandır güzel olan. Uzaktan gördüğümüzde aşina olmasıdır gözünüzün. Yüzünüze yayılan gülümseyiştir.

Kısaca bakıveririz önümüzdeki evraka belki de isteksizce, üstün körü yani göz atıveririz ya da şöyle bir inceleyip göz gezdiriveririz.

Bebeği olana gideriz gözün aydına.

Gösterişe aldanmamak gerekse de bazı insanlar çok mu çok hünerlidir göz boyamakta. Bazıları ise gözdağı vermekte.

Bir şeyi ele geçirmek arzusuna kapılanları da unutmamak gerekir nasıl dikerler gözlerini hedefledikleri o noktaya.

Gözle işaret etmenin anlamıdır göz etmek.

Gözümüz görmezse katlanır gönlümüz. Tabii gönül gözümüz görüyorsa dayanılmaz bir hal alabilir katlanılması gereken durum.

 

Göz göze geliriz hiç ummadığımız bir anda aklımızdan geçen o kişiyle.

Göz gözü görmez olur sis, duman, toz gibi etkenlerin yoğunluğunda.

Görüp de imrenilecek şeylerden, görenlere çıkarılan paydır göz hakkı.

Bakışlarını üzerinden ayırmadan, gözetlemektir göz hapsi.

Ölçü ve tartı ile orantılanması gereken şeylerde kararı gözün vermesi en kolay yol değil midir genellikle.

Gözünü işaret olarak açıp kapamak göz kırpmaktır ama bütün gece uyumamak kırpmamaktır gözünü.

Bir şeyi ele geçirmek isteği değil midir o şeye göz koymak?

Göz kulak olmaktır küçük kardeşe annenin isteğiyle birkaç saat için.

Göz nuru dökülür genç bir kızın nakışında çeyizi için.

Göz kapaklarını birbirine yaklaştırarak baygın baygın bakmaktır göz süzmek ve yalnız bakmakla yetinilen aşktır göz sevdası.

Kusurları görmezden gelmektir göz yummak. Yumamaz hale gelindiğinde akmasıdır belki de gözpınarlarından gözyaşlarının.

Gözün beyaz kısmıdır akı. Büyüyen ve küçülen gözbebeği. Gözaltındaki torbalardan yaşlara yaş eklendiğini müjdeleyen aynaya her bakışınızda.

Sevdiğini senden alıp götüren ve gittikçe gözünden uzaklaşandır boğazında yumru olan duyguların.

Gözden uzak olan gönülden de ırak olurmuş ister istemez.

“Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım”dır bir tiyatro sahnesinde.

“Gözler kalbin aynasıdır, yalan nedir bilmez onlar”dır şarkının birinde.

Şiirlere ilham verendir çoğu kez bir şairin kaleminde.

“Sağ gözün, sol göze faydası yoktur” der atasözlerimizden biri.

Miyoptur, hipermetroptur, astigmattır. Katarakt inmiştir belki bir perde gibi üzerine. Lakin hiç ihtiyarlamayandır.

Makyajın en çok yakıştığı organdır göz.

Söylenmek istenileni tek bir bakışla anlatabilen, içinizdeki mutluluğu, hüznü, heyecanı dışarıya yansıtan, güneşte kırpıştırmak zorunda kaldığınız, derinliğinde kimselerin bilmediği gizemleri barındıran, an olup içinize korku salan, an olup sevgi muştulayan, kırıldığında yaşlarla yıkanan, konuşma yeteneği olmasa da pek çok şey söyleyebilen ve hislerine tercüman olan neredeyse tek organdır göz, elbette ki anlamasını, dinlemesini bilene.

Gözleri fal taşı gibi açılmak, gözleri kan çanağına dönmek, gözleri velfecri okumak, gözlerini toprak doyurmak, gözlerinin içi gülmek, gözü açık gitmek, gözü arkada kalmak, gözü dalmak, gözü dışarıda, gözü dönmek, gözü korkmak, gözünü daldan budaktan esirgememek, gözünü kan bürümek, gözünü seveyim, gözünün çapağını silmeden, gözünün üstünde kaşın var, gözünün yaşına bakmamak ve farklı farklı söylemler de  sıralayabiliriz göze ve gözün yüklendiği anlamlara dair.

Daha pek çok temayı sıralayabiliriz elbette göze dair. Ama benden bu kadar.

Sibel UNUR ÖZDEMİR / 02.10.2012



Bu yazı 1889 defa okunmuştur.

Reklam

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
Reklam
Reklam
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI