12 EYLÜL’DE MİLLET’İ ANLAMAK…


Rıfat Ahmet ALTUNTOPRAK KALEM GİBİ
 
 


12 EYLÜL’DE MİLLET’İ ANLAMAK…


Benim memleketim de sonbahar çabuk gelir… Rüzgâr Taşan Dağları’ndan sert vurur Merzifon’a.. İliklerine kadar üşürsün. hoş Canım Anam kendi yaptığı Üzüm Pekmezini her  sabah yedirir.. ”üşümeyeyim diye” ama rüzgâr ısırır yine de…

Soğuk bir   Mart ayı’nda Vatani Görevimi ifa etmek için Kütahya İli’ne asker oldum. Başarı Belgeleri ile tamamladığım Vatani Vazifem sonunda döndüm ve Aile işletmelerimiz de çalışmaya başladım…Benim Memleketim de nüfusun yaklaşık %30 ‘u Alevi Yurttaşlar tarafından oluşuyor. Ancak Ailemiz’ den gelen, gelenek ve göreneğe göre biz hayatımız boyunca bunun ne olduğunu ne anladık ne de bunun için bir çaba sarf ettik..

Hem neden soralım ki?

Bir biz onlardayız, bir onlar bizde.. İç içe yaşıyoruz..

Döndüğüm de 1979 yılıydı…

Birden ne oldu ne bitti anlayamadık..

Merzifon’ da bombalar, silahlar patlamaya başladı..

“Yahu durun ne oluyor?” demeye kalmadan ,mahalleler bölündü, barikatlar kuruldu, sokak lambaları söndü…

O yıllar da bana sorsalar ,”Ülke Bölünse Merzifon bölünmez” derdim..

Ama bölündük…

Bir gün dükkanımın önünden geçen bir çocukluk arkadaşım bana selam vermeden geçti..
Yıkıldım…
Çorum’da aile dostu bir galerici Amcamız var.Bir sabah bizim dünürlere gelmişler..Gittik ki hepsi yalınayak,gecelik ve pijama ile..Araçları kurşun yağmurundan delik deşik olmuş. Allah’tan canları sağ…

Çorum karışmış.

Yüzlerce ölü sayısı’ndan bahsediliyor.

Kahramanmaraş aynı şekilde..
Her gün “anarşik olaylar” sebebi ile yurdun dört tarafından 25-40 cenaze haberi geliyor.
Rahmetli Annem’in ,  Ankara da yaşayan yaşlı bir Hala’sı var.Yeğenini özlemiş kalkmış görmeye gelmiş.
Gittik karşılayıp eve getirdik.Yedik ,içtik yatsı vakti geldi..
Kadıncağız namaza durdu..
Henüz “Allahuekber” diyordu ki müthiş bir patlama oldu..
Evimiz yıkılıyor zannettik. Şakır şakır cam sesleri duyuyorduk.
Kadın kendisini nasıl yere attığını anlayamadı iyi mi?
Meğer, iki bina yanımızda ki bir fotoğraf stüdyosunu bombalamışlar.
Geceyi hastanede geçirdik.
Sabah Hala’yı evine yolcu ettik..
Hangi kahveye gitsen sohbet aynı..
Bu” iş böyle gitmez” Gitmez de ne olacak? Nasıl olacak?
Derken;
Bir sabah olan oldu.TSK Ülke Yönetimine el koydu..
Evimiz Merzifon’un tam göbeğinde..
Camdan dışarıyı seyrediyoruz. Askeri Otobüsler dolu geçiyor.Ne ara tutukladınız bunca adamı?
Tutuklular,bize “bizi nereye götürüyorlar ?”babından işaretler ediyor.Ancak biz de bilmiyoruz nereye götürüldüklerini.Ve neler olacağını..
Akşamüstü saat 16.00 gibi sokağa çıkma yasağı kalktı.Hemen durumu anlamak için dışarı çıktık. Dışarıda resmen “Bayram” var. Herkes birbirini öpüyor, ”Kurtulduk” diyor. Askere methiyeler düzüyor..
Ve meşhur 1982 Anayasası geliyor Millet’in önüne.

“Oy zarfları çok ince ,verdiğiniz Oy belli olacak” dediler..
Gittim” HAYIR” Oyu verdim ben..
Ama bu Millet %92 “EVET OYU” verdi iyi mi?

Sahi arada ki 35 yılda Millet mi değişti?
Bu Millet aynı Millet değil mi?



Tarih: 13.09.2015 11:33